Filimlerde gördüğünüz o işini kaybeden ama bunu ailesine söyleyemeyip her gün işe gider gibi evden çıkıp giden erkek var ya işte o benim. Sadece filimlerde olur sandınız dimi. Olum yeni doğum yapmış eşinize nasıl söyleyebilirsiniz ki beni işten attılar diye. Yalnız kredi kartları, eksi hesaplar hepsi patladı gitti artık son hamlelerimi yapıyorum. 1 aydan fazla dayanamam, Allahım yardımcı ol.
8 aydır işsizim. İlk başlarda ilanlara başvuruyordum, şimdi ilanlara bakıp “buna da almazlar beni” deyip kapatıyorum. İnsan bir yerden sonra reddedilmeden önce kendini reddediyor.
Geçen ay annemle tartıştık. İkimiz de çok ağır konuştuk. O günden beri arıyorum, normal konuşuyoruz ama ikimiz de o gün söylenenleri unutmadık. Bazı cümlelerin geri dönüşü yok.
Emekli olunca sabahları istediğim saatte kalkarım, istediğim saatte yatarım, dünya sikime minare götüme yaşarım diyordum. Evet istediğim saatte kalkıyorum ama çalışırken bu jadar erken kalkmıyordum, istediğim saatte yatıyorum ama çalışırken bu kadar erken yatmıyordum. Daha da kötüsü çevremde endişe duyacağım, dertleşeceğim insanlar olmasını o kadar çok arıyorum ki :( Yaşlılık böyle olmamalı.
Eşimden ayrıldıktan sonra evde kalan tek ortak eşya kahve makinesi oldu. Sabah kahve yaparken yıllarca aynı mutfakta iki kişilik fincan çıkardığımı hatırlıyorum. Makinenin yanında hâlâ iki fincan duruyor. Birini kaldırmaya üşendiğimden değil, kaldırınca evin gerçekten tek kişilik olacağını kabul etmek istemediğimden.
Dün gece eve dönerken markette eski bir tanıdığa rastladım. Ayaküstü konuştuk, ikimiz de "iyiyim ya, uğraşıyoruz işte" dedik. Eskiden beraber saatler geçirirdik. Sonra herkes kendi yoluna gitti. Eve gelince düşündüm, insanın hayatından bazı insanlar kavga etmeden, vedalaşmadan çıkıyor. Bir gün fark ediyorsun ki artık birbirinizin hayatında sadece sokakta denk gelince hal hatır soran iki kişisiniz.
15 yıllık mühendisim. 3 aydır işsiz olduğum için hızlıca iş bulabilmek adına her iş ilanına başvurmuştum. Bir firma görüşmek istediğini söyledi. İş görüşmesi için 160km yol gittim. Her şey çok olumlu ve İK çok nazik olunca anladım bir bokluk olacağını. Maaş teklifleri 65 bin TL. Ağzıma çok küfürler geldi ama...
Çocukken istediklerim alınmıyor diye hemen büyüyüp her istediğimi alabileceğimi sanırdım. Bir etek almak için 2 saattir AVMde dolanıp duruyorum. Karar veremediğimden değil, paramı harcamaya elim gitmediğinden.
13 aydır iş arıyorum. Her gün iş ilanlarına başvuruyorum ya da başvuru durumlarını takip ediyorum. Akşam olunca sanki bütün gün çalışmışım gibi yorgun ve bitkin hissediyorum.
İş yerinde herkes ara ara zam almış ben hariç. Meğer millet gidip gidip zam almak için ağlıyormuş. İşimizi yapalım, parayı ön plana koymayalım derken maaş olarak da arkada kalmışım. Daha da kötüsü gidip bunu patronla konuşamıyorum bile, sanki borç istiyormuşum gibi utanıyorum. Keşke hakkımı aramaya bile utanacak kadar mal olmasaydım.
Salonun tamamını değişik bir yeşil tonuna boyattım. Önce duvarın bir kısmını boyatmıştım ki nasıl göründüğünü göreyim gerekirse değiştiririm diye. Çok güzel görünüyordu. Ne zaman ki hava karardı ve ışıkları açtım o zaman üzüntüden oturup ağladım. Ustaya verdiğim paraya mı yanayım, boyaya verdiğim paraya mı yanayım yoksa yarın akşam çok önemli misafirlerimin geleceğine mi yanayım. Salon resmen bok gibi görünüyor.
3 günde geliştirir yayına alırım dediğim web sayfasını saçma sapan sebeplerle, biraz da yapay zekanın uyarılarını fazla dikkate alarak 1 haftada ancak bitirdim.
Bu sitenin içeriği 18 yaşından küçükler için uygun değildir. Site adresini
göre göre hâlâ burada olmaya çalıştığına göre ne yaptığının farkındasındır
ama yine de emin olalım. 18 yaşından büyük müsün?
Sanırım bunu test etmemiz gerekecek. Aşağıdaki görsellerden
“Kaşar” içeren görselleri işaretle.
Tamam, 18 yaşından büyük gibisin, içeri girebilirsin.
Hey orada dur bakalım, 18 yaşından büyük görünmüyorsun, hemen siteyi terk et
ve bir daha da gelme yoksa bu erişimini ebeveynlerine bildirmek zorundayız.